Müzik Film Kitap
Pandora’nın Kutusu - 2009

kutu açıldı ve içinden alzheimerçıktı. keşke çıkmasaydı. keşke küçük birşey açabilseydik. 1 tl, 3 tl, 5 tl çıksaydı da alzheimer çıkmasaydı. çok lanet bir film. filmin konusu şu, bu diye bahsetmeye gerek yok. 91 yaşındaki babaannemiz tsilla chelton, sinema olayını bitirmiş, filmde oynamamış, tamamen filmi yaşamış ve yaşatmıştır. böyle bir oyunculuk olamaz. ve babaannemizin muhteşem ötesi türkçesiyle hiçkimse fransız olduğunu düşünemez. tsilla chelton düşündürmez. çok az bir repliği olmasına karşın, en fazla konuşan insanmış gibi. hatta film bittiğinde daha konuşacak çok şeyi var diyebilirsiniz ama susmak da bir konuşma tarzıdır. çünkü o tsella chelton.

derya alabora’nın oyunculuğu da takdire şayan. oynadığı rolden biraz sinir harbi yaşayabilirsiniz ama yine de takdir ediceksiniz. buna mecbursunuz. onur ünsal da gayet başarılı bir oyunculuk sergilemiş. öteki oyuncular da güzel. daha fazla öteki oyunculardan bahsetmeme gerek yok. tsella chelton’a ayıp olur. öteki oyuncuları sadece bir piyon olarak kullanmış babaannemiz. ama iyi bir piyon. ve sadece piyonlarla karşısındakileri mat yapmış.

yönetmen hanım yeşim ustaoğlu’na ise lanet ediyorum. neden bu filmi 2009 yılında çekiyorsun? daha erken neden çekemiyorsun? neden bukadar bekleme yaptın be yeşim? ama yine de geç de olsa teşekkürler böyle bir filmi, boktan bir türk film piyasasına sunduğun için. müziğiyle, kamera açılarıyla, yaşattıklarıyla, düşündürdükleriyle, herşeyiyle ama herşeyiyle müthiş bir film. 450-500 kişilik anadolu üniversitesi - sinema anadolu’da ayakta izleyenler bile vardı. başka söze gerek yok heralde.

filmden sonra annenizi arayıp bi halini hatrını soracaksınız ve sormaya da devam ediceksiniz hayatınız boyunca. anneleri olmayanlar mezarına gidip dua edicek. ya da gitmeyip onu yanında hissedicek. ve bu filmden sonra da devam edicek bu duaları. ve illa birşeylerin hatırlanması, ve birşeylere değer verilebilmesi için bir mucize gerekiyor ya. ve işte ve o ve mucize ve pandora’nın kutusu. ve defolun gidin. kapa lan çeneni. ohhh . psikopata bağladım yine. sakinim tamam sakin. güzel. afiyet olsun.

MOLOKO - THE TIME IS NOW.

burn enerji içeceğiyle dinlendiği zaman farklı bi kafa yaratır. ahan da mesaj geldi. ama bakamayacak kadar yorgunum. parmaklar yorgun. dur kafa. konular karıştı. the time is now var iyilerden. bir de sing it bak. ama the time is now dendiği an sarışınların bok olmadığını kanıtlar burda. daha fazla sizi saçmalamalarımla sıkmıycam. sadece dinle. kamon. bu arada saçmalamalarımla kelimesini birkerede yazdım. yuppi:)

Sıradaki parça bob marley’den no woman no cry. hem de the wailers ile birlikte. ama ondan önce geçmişte yaptıklarınızı düşünün ve utanın. 

ilkokuldayken niye haftasonları bekçiyi kızdırır ve kaçardık ya. manyak mıyız lan biz. bekçi de şey derdi ”gördüm siziiii. hepinizin hocasına söylicem.” . daha sonra yaş ilerleyince ve en üst sınıf olunca gayet hiç kovalamaca yapmadan düz muhabbet ederdik. hatta eski olayları açar ve gülerdik. aynı şekilde bir alt devreleriniz bu sefer delirtmektedir bekçiyi. bu noktada çok derin bi noktayı yakaladım. aslında davranışlarımız nesilden nesile birbirine aktarılıyo. hep iyi şeyler aktarıldığı an sonsuzluk yakalanabilir. hatalar artarsa bu da dünyanın sonunun yaklaştığının habercisi. bu yazıyı tamamıyla okuyan maldır lan. ne saçmaladım be. son olarak hepinize soruyorum. Neden?


Porcupine Tree - Trains

konuşup kafa s.kmeye gerek yok. nokta koyarak da ne kadar terbiyeli birisi olduğumu gösterdim. teşekkürler andreas nokta. Bu arada tren yolculukları genelde sevilmez. nefret edilir hatta. yht’den bahsetmiyorum tabii ki de. ama herkesin de bir anısı vardır trenle. liquore limonette de fena değil ha. %32 gayet iyi bir likör için. hatta limonata likörü için. teşekkürler andreas limonette. bu arada 4 milyar da iyi bi para. anlayan anladı. anlamayan parçayı dinlesin ve devam etsin. anlamayanlara da andreas nokta.

Ellie Goulding - Fly

King Diamond - Give Me Your Soul

Tehlikeli bir parça. Atar boşluğa ve bir daha çıkamazsın o boşluktan. Belki de çıkabilirsin. Bi dene şansını istersen. Ya da evde kös kös otur ve televizyonun keyfini çıkar. Yine saçmalatabilme olasılığı yüksek olan bir parçayla daha karşı karşıyayız. Teşekkürler king diamond ve tayfası. Siz de olmasanız saçmalayan insan sayısı azalır. Thank you And Good lUck.

Explosions In The Sky - First Breath After Coma

Özgürlük için bağırdılar sadece. Sadece özgürlükleri için koştular. Belki özgürlükleri için yemeklerini yediler, sularını içtiler. Ya da Kevin Garnett gibi pota altını savundular. Ya da Naumoski gibi terlerini sildiler formalarına. Ya da Colin Mcrae ile Conrad Mcrae’yi karıştırdılar ama her zaman varlar. Böyle bir parça. Sizi öyle bir saçmalatır ki, geriye dönemezsiniz. Afiyet olsun. Nefessiz kaldıysan sakinleş. Az sonra nefes alabileceksin.

Adele - Rolling In The Deep

God Is An Astronaut - All Is Violent, All Is Bright

Dinle ve acıyı paylaş. Haykır coş. Durma durma koş. Şimdi dağılabilirsiniz. 4 dakika 27 saniye boyunca dağılın. Sonra toplanın yine. Lambaya yakından baktıktan sonra gözünüzü başka tarafa çevirdiğinizde sizi takip eden çubukumsu bir şey var ya. Heh. Sevin onu işte. Onla oynayın. Onu yamultun, düzleştirin ve tekrar düzleştirin. Afiyet olsun. Yumiyum’u da bitirmeselerdi iyiydi.

Horrible Bosses - 2011

horriblebosses Horrible Bosses | Patrondan Kurtulma Sanatı | 2011 | TS | İndir | Download | MKV | 381mb | KrSn TeAm

Selam film manyakları. btjunkie.com‘dan indirdiğim bi filmden bahsedicem bugün sizlere (ne kadar saçma bi giriş oldu di mi? Neyse. Salla gitsin girişi.). Filmin görüntü kalitesi gayet iyi (evet. berbat gittiğimin farkındayım.). o zaman şöyle yapalım. jennifer aniston, jason bateman, charlie day, jason sudeikis, colin farrell, jamie foxx ve kevin spacey

cümle kurmadan da bir şeyler yapılabiliyo yani. he bi de donald sutherland‘in ufak bi rolü var. Birkaç da filmden bahsedelim o zaman.

Filmin türü kara mizah (black comedy) diye geçmekte. Film, 3 arkadaşın iş hayatındaki iç konuşmalarıyla başlamakta. Bu iç konuşmaların özeti ”Her patron aynı o.rospu’dan doğmuştur.” tarzı bir şey (nokta nasıl ama. orda orospu demedim bak dikkat edin. o.rospu dedim. o.rospu bildiğiniz gibi küfür değil. bilmediğiniz gibi küfür.). Bu 3 arkadaş daha sonra bara geçip içmeye falan başlarlar. İş hayatlarından konu açılır ve bir anda ”Patronlarımızı öldürelim.” tarzı bir cümle kurulur ve olaylar başlar.

Kurt Buckman (Jason Sudeikis) bir şirkette patronun sağ kolu gibi bir şeydir. Patronun oğlu da şirkette çalışmaktadır ama işle pek ilgisi yoktur patronun oğlu Bobby Pellitt‘in (Colin Farrell). Patron Jack Pellitt (Donald Sutherland) ile Kurt’un arası iyidir. Hatta süper ötesi mükemmeldir. Jack, kendisinden sonra Kurt’un şirketin başına geçeceğini planlar fakat bu planı Kurt’a söyledikten 6 saniye sonra arabasının içinde kalp krizinden ölür. Şirketin başına doğal olarak Bobby geçer ve üstte bahsettiğim küfür olmayan sözcüğün çocukluğunu yapmaya başlar.

Arrested Development dizisinden hatırladığımız Jason Bateman, bu filmde diğer 3 arkadaştan biridir. Nick Hendricks karakterini canlandıran jason, özel bir şirkette çalışmaktadır. Bu özel şirketteki amacı müdür yardımcılığına yükselmek olan Nick, 8 yıl boyunca sürekli işe zamanında gelmekte ve çok büyük gayret sarfetmektedir. Bu gayretinin sonucu olarak müdür yardımcılığının garanti olduğunu düşünen Nick, bir gün işe 1 dakika geç gelmiştir. Ve patronların patronu Dave Harken (Kevin Spacey) bu durumun kameralara baktığında 2 dakika olduğunu farketmiştir. Ve bu göreve Nick yerine kendisini atar ve şirketin hem müdürü hem de müdür yardımcısı olur. Bu da maaşını yüzde 85 oranında yükseltir. Küfür olmayan sözcüğün çocuğu bunun için de geçerlidir.

3 arkadaşın 3.’sü ise It’s Always Sunny In Philadelphia adlı absürd komedi dizisinin oyuncusu Charlie Day. Dale Arbus karakterini canlandırmakta bu manyak. It’s Always Sunny In Philadelphia‘daki rolüne yakın bir karakteri var aslında. Pek bir şeyi beceremeyen ama beceriyormuş havası veren, idiot ama kabul etmeyen, genelde dışlanan bir tiptedir. Dale Arbus‘un patronu da Julia Harris‘tir (Jennifer Aniston). Julia Harris diş doktorudur. Dale ise Julia’nın yardımcısıdır. Patronlar arasında en iyisi aslında Julia’dır. Julia’nın amacı s.kmek değil s.kilmektir (Kaba değilim. Hemen aklınıza sik sok şeyler gelmesin. yok öyle bir şey. töbe töbe.). Daha kibar olursak Dale ile cinsel ilişkiye girmek istemektedir. Dale ise yeni nişanlıdır ve patronunun bu tacizlerinden bıkmıştır.

Ahan da bu 3 arkadaşın patronlarını öldürme planlarından bahseden güzel bir film. Sadece karakter analizi yapayım dedim. Filmin tadı kaçmasın istedim. İyi ki de istemişim di mi? Birkaç da fotoğraf koyayım yazının arasına. 2 tane de sigaram kaldı. pfff. Hee bir de film hakkında 2-3 yazı paylaşayım başka sitelerden. Benim yazımı beğenmeyen olur falan. Bari başkasının yazısını beğensin de ordan yırtayım. tamam tamam sustum. Son bir şey. Filmin yönetmeni Seth Gordon. çüzzz. ç büyük olcaktı ama salla gitsin. Delikanlılığın defterinde silgi kullanılmaz(Evet. Bence de saçma bir cümle.). Get out. optm kiss bye.

Birkaç sitede yapılan yorumlar:

hiç de fena bir komedi filmi değil. iyi bir kara mizah örneği. elbette ki abartılı karakterler ve olaylar oluyor ancak bir yerden sonra işin mantıksal boyutunu bırakıp olayın karmaşasına odaklanınca hakikaten de gülüyorsunuz. amerikalıların son dönemde gönderdikleri nadir iyi komedi filmlerinden biri bu.

(ziggy played guitar, 16.07.2011 16:35)

eksisozluk.com

……

uzun zamandır sinemada izlediğim en iyi komedi. verdiğim paranın hakkını sonuna kadar verdi, öküz gibi güldüm allah için. hall pass de de karşıma çıkan gözlüklü eleman, seni daha çok göreceğim beyazperdede eminim ki. normalde küçük emrah bakışlarından hazzetmediğim colin farrell ise resmen döktürmüş. trophic thunder daki tom cruise sürprizi gibiydi.

(karate schnitzel, 22.08.2011 11:53)

itusozluk.com

……

Son dönemde izlediğim en güzel film diyebilirim hiç tereddüt etmeden. Nev-i şahsına münhasır senaryosuyla tek bir saniye bile seyirciyi sıkmayan, oldukça eğlenceli bir film. Her karakter kendi içinde bir film daha çıkarır. Bu yüzden de tadı damakta kalıyor filmin. Açıkçası bana yetmedi, biraz daha uzatabilirlerdi. Mutlaka izleyin…

Phoebus

06.10.2011 saat 23:47

sinemalar.com

……

Saw a screening for this last night and I just loved it. It is hysterical from the very beginning and all the way through. Definitely stay for the credit roll.

You can figure out what the basic plot is. Three friends who all have the worst bosses and they plot to kill them. Of course, why they hate their bosses and how they go about their plan is the meat of the story and a huge riot.

I truly cannot say who was funnier because all the characters played off each other so well. Jennifer Anniston totally steps out of her “norm” and does a great job, too. Totally worth seeing for lots of laughs. 

gina-marie-93-996582

imdb.com